Eğitim Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

3 yaş ve üzeri tüm kursiyerlerimiz katılım gösterebilirler.

3 ayrı kategori olarak bulunmaktadır, öğrencimizin durumuna göre eğitim verilmektedir.

Ada Berard AIT Eğitim ve Danışmanlık Merkezi 

  1. ÖZ GÜVEN SORUNU MU VAR?
  2. KONUŞMA YADA DİL GELİŞİMİNE YÖNELİK SORUN MU YAŞANIYOR?
  3. OKUMA-YAZMADA YAŞITLARINDAN MI GERİ?
  4. DİKKAT YADA KONSANTRASYON SORUNU MU VAR?
  5. İŞİTSEL ALGI-GÖRSEL ALGIYLA İLGİLİ SIKINTILAR MI VAR?
  6. ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ-DİSLEKSİ-AKADEMİK BAŞARISIZLIK MI SİZİ DÜŞÜNDÜRÜYOR
  7. MOTOR BECERİLERDE SORUNLAR MI VAR?
  8. YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK TANISI MI VAR?
  9. HİPERAKTİF VE 1 sn BİLE DURDUĞU YERDE DURAMIYOR MU?
  10. ETKİNLİKLERLE İLGİLENMİYOR MU?
  11. SOSYAL UYUM SORUNUMU YAŞIYOR?
  12. ZEKİ OLMASINA RAĞMEN DERS NOTLARI DÜŞÜK MÜ GELİYOR?
  13. SIK SIK UNUTKANLIK MI YAŞANIYOR ?
  14. SESE DUYARLILIK NEDENİYLE SÜREKLİ ELLERİ KULAKLARINDA MI?
  15. ACELECİLİK YAPILMASI NEDENİYLE SINAVLARDA CEVAPLAR MI KAYDIRILIYOR?

1.Danışmanlığımızda verilen Berard AİT Eğitimi ile işitsel algının keskinleşmesiyle diğer algıların da keskinleştiği uzun yIllar boyunca verilen eğitim sonuçlarına dayalı raporlarda kanıtlanmıştır. Berard, gene uzun yılların araştırma ve tecrübesi ile en yüksek verimin alınacağı sayıyı 20 ve süreyi de yarım saat olarak belirlemiştir.
Bu çalışmalar ve takibi uzun yıllar almıştır. Dinletiler sırasında nelerin yapılacağı ya da yapılamayacağı veya dinletilerden sonra neler yapılmaması gerektiği deneklerin uzun yıllar takibiyle ortaya çıkarılmıştır. Müziğin işlenmesi ve süzülmesi gibi teknik detaylar uzun çalışmaların sonucudur. Dinletilerin tam 20 defa olarak tespit edilmesi de uzun bir süreç olmuştur. Kendi programladığı cihaza uygun olarak alınan verimin kalıcı olması için tam kaçıncı dinletide durdurulması gerektiği hem zaman hem de denek gerektirmiştir. Berard Yöntemi, dünyada, alanında isim yaparak Berard AİT markası ile onbinlerce kişiye hizmet vermiş olup 7 yıldır kapsamlı olarak Türkiye’de de hizmet vermeye başlamıştır.
Eğitim Programımızın 2. bölümünde ise uygulamalarımız görsel-işitsel ve bedensel-duygusal (motorik) dediğimiz kinestetik öğrenme uygulamaları ile devam etmektedir. Böylece öğrencimiz kendi öğrenme yolunu en üstün seviyede kullanabildiği gibi diğer alanlarda da öğrenme kapasitesini en üst seviyeye çıkarır.
Berard Yöntemi, öğrenciyi konunun içine alarak sevmediği dersi de zevkli bir hale getirir ve başarı sağlamasına neden olur. Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan odaklanamama birçok öğrencinin okulda, hazır bilgilerini kağıda dökememesine neden olmaktadır. Berard eğitiminden sonra dikkatinin dağılmadığından emin olan öğrenci, sınav stresi yaşamayacağından, sınav puanlarını da yükseltir. Berard eğitimiyle dikkatini yönlendirmeyi öğrenen öğrenci hem derslere yoğunlaşarak bilgi donanımı istediği oranda yükseltir hem de sınav sırasında dikkatini sorularına yoğunlaştırır. Dikkatsizlik ve sınav stresi, yanıtlarını bildiği halde öğrencinin kaybedeceği puanlarla binlerce öğrencinin önüne geçmesine, artık neden olmayacaktır... Algısı açılan öğrenci ile programın ikinci bölümünde Hızlı Okuma ile çalışılır.
Eğitim programımız dört aylık bir programdır ve üç aylık bölümü Hızlı Okuma-Konsantrasyon-Ders Çalışma Teknikleri-Hafıza ve Öğrenme Tekniklerini içermektedir. Öğrencimizin öğrenme yolu dediğimiz öğrenme kanalı tespit edilerek yola çıkılır. Ayrıca öğrencilerimizin aileleri de birebir görüşme ve aile seminerleri vasıtasıyla bilgilendirilip, öğrencimizin öğrenme kanalına göre en verimli nasıl ders çalışacağı bilgilendirilir.
Bilgileri yükleyebilmemiz için algı hızlanmasıyla birlikte hızlı okumak gerekli bir eğitim olup, Hızlı Okuma uygulamalar öğrencimizle birebir yapılmaktadır. Hızlı okumak bir tekniktir, bu tekniği her öğrencinin öğrenmesi mümkündür. Hızlı okumayı bilen öğrenci hem zamanı iyi kullanacak hem de direk algılama yapabildiği için dersi çalışmayı ve kitap okumayı sevecektir. Bütün bunlara ilave olarak hafızayı geliştirme ve hafızada tutma tekniklerini gene birebir eğitimle öğrenen ve uygulayan öğrencilerimiz şüphesiz SBS/ÖSS sınavlarında başarıyı yakalayacaktır.

2.

Bazı bireyler her ortamda her türlü sesten rahatsızlık duyarlar. Ne sesi olursa olsun, hatta sessizlik bile onları rahatsız eder, derslerini çalışamaz veya herhangi bir konuşmaya yoğunlaşamazlar. Aynı sorunu yaşayan genç ya da yetişkin biri de olabilir. Çocuğa sözel olarak verilen bilgiler, örneğin öğretmenin sınıfta ders anlatması çocuğun dersini öğrenmesini sağlayamayabilir. Evde de çocuk ders yapmak için hazırlanıp oturur, kitabını açar ve gözünü kitabın sayfasına yönlendirir. Gözü sayfadadır ancak düşünceleri, çoktan odanın dışına çıkmıştır. Aynı sayfayı ilk satıra dönerek 10- 15 kez okur ama sonuç alamaz. Derse başlamak için zorluk çeken öğrenciler de vardır. Tuvalete tekrar tekrar gider, evde dört dönüp sürekli birşeyler arar, kalemini defalarca düşürür.

Bu sorunları yaşayan çocuklar derse başlamaya yoğunlaşmakta, zorluk çekerler. Ancak dersine yoğunlaşamayan bu çocuk, yan odada anababanın konuştuklarını işitip anlayabilir. Anababanın evde çocuğunu terbiye etmek için yaptığı tüm konuşmalar ve hatta tehditler de yarar sağlamaz. Anne ve babası, bunu çocuğunun bir kulağından girip diğer kulağından çıkması olarak değerlendirebilir. Bu davranışlar çocuğun ailesi ya da öğretmeni ile bir inatlaşması anlamında değildir. Bir de, daha farklı görülen bir durum olabilir ki çocuk sadece ilgi duyduğu yani sevdiği dersi çalışır. Sevdiği dersi çalışır ama diğer dersleri çalışmaz.

Diğer derslere olan ilgisizliği ve kendini yoğunlaştıramaması çocuğa büyük bir sorun yaratır. Çocuğun okuldaki genel başarısı düşer ve üniversite sınavlarına hazırlanırken bu durum çocuk için büyük bir eksi anlamına gelir. Çünkü ilgi duyduğu bölüme girebilmesi için üniversite sınavlarında genel kültür gerektiren sorulara da cevap vermesi gerekmektedir. Bu durumdaki çocuk ve gençlerin herhangi bir yardımla, bu sorunları azaltması mümkün müdür?

1960 yıllarında, Fransız Dr. Guy Berard, ritimli müziği kendi yarattığı bir cihaz vasıtasıyla işleyerek öğrenme ve algı sorunlarına çözüm aradı. Daha o yıllarda Berard, öğrenme ve algının ağır olmasını sol kulak ağırlıklı işitmeye bağlıyordu ve bu nedenle de sağ kulak ağırlıklı eğitimi uygulamaya başlamıştı. Öğrenmenin kolaylaşması yanı sıra başka olumlu sonuçlar da alındığını gören Berard, bunların en başında geleninin odaklanma olduğunu söylemiştir. Odaklanma da beraberinde aşağıdaki olumlu sonuçları getiriyor: Çocuk aileye, okula ve çevreye sosyal uyumda gelişiyor.

Çocuğun gelişmesi ailede harmonik bir yaşam veriyor. Çocuk, okulda öğretmenler ve diğer öğrencilerle uyum içinde çalışıyor. Öğrenmenin artması ile birlikte notlarda yükselme görülüyor. Çocuk, sınav öncesi günlerde ve sınav sırasında strese girmiyor ve öğrendiklerini hatırladığı için alabileceği en iyi sonucu alma şansını elde ediyor.

3.

Bazı çocuklar her ortamda her türlü sesten rahatsızlık duyarlar. Ne sesi olursa olsun, hatta sessizlik bile onları rahatsız eder, derslerini çalışamaz veya herhangi bir konuşmaya yoğunlaşamazlar. Aynı sorunu yaşayan genç ya da yetişkin biri de olabilir. 
Çocuğa sözel olarak verilen bilgiler, örneğin öğretmenin sınıfta ders anlatması çocuğun dersini öğrenmesini sağlayamayabilir. Evde de çocuk ders yapmak için hazırlanıp oturur, kitabını açar ve gözünü kitabın sahifesine yönlendirir. Gözü kitap sahifesindedir ancak düşünceleri, çoktan odanın dışına çıkmıştır. Aynı sahifeyi ilk satıra dönerek 10- 15 kez okur ama sonuç alamaz. Derse başlamak için zorluk çeken öğrenciler de vardır. Tuvalete tekrar tekrar gider, evde dört dönüp sürekli birşeyler arar, kalemini defalarca düşürür. Bu sorunları yaşayan çocuklar derse başlamaya yoğunlaşmakta, zorluk çekerler. Ancak dersine yoğunlaşamayan bu çocuk, yan odada anababanın konuştuklarını işitip anlayabilir. Anababanın evde çocuğunu terbiye etmek için yaptığı tüm konuşmalar ve hatta tehditler de yarar sağlamaz. Anne ve babası, bunu çocuğunun bir kulağından girip diğer kulağından çıkması olarak değerlendirebilir. Bu davranışlar çocuğun ailesi ya da öğretmeni ile bir inatlaşması anlamında değildir. 
Bir de, daha farklı görülen bir durum olabilir ki çocuk sadece ilgi duyduğu yani sevdiği dersi çalışır. Sevdiği dersi çalışır ama diğer dersleri çalışmaz. Diğer derslere olan ilgisizliği ve kendini yoğunlaştıramaması çocuğa büyük bir sorun yaratır. Çocuğun okuldaki genel başarısı düşer ve üniversite sınavlarına hazırlanırken bu durum çocuk için büyük bir eksi anlamına gelir. Çünkü ilgi duyduğu bölüme girebilmesi için üniversite sınavlarında genel kültür gerektiren sorulara da cevap vermesi gerekmektedir.
Bu durumdaki çocuk ve gençlerin herhangi bir yardımla, bu sorunları azaltması mümkün müdür?
Kırk yıl önce, kulak-burun-boğaz doktoru Fransız Guy Berard, ses dalgaları ile aşağıdaki belirtilen sorunlara yardımcı olmak için, bir alet vasıtasıyle ortaya çıkardığı özel işlenmiş müzik ile, çözüm aradı. 
Yaş ilerlemesi ile işitmenin azalmaya başlaması,
Kulaktaki rahatsız edici sürekli çınlama, dışarıda ses olmadığı halde kulağın içinde duyulan ve özellikle uyku öncesi sessizlikte belirginleşen uğultular,
Disleksi sorunu (zihinsel herhangi bir engel olmadığı halde öğrenme zorluğu) olan çocuklar.
Disleksi sorunu yaşayan çocukların okuma-yazma zorluğu çekmesinin nedenini daha o zamanlarda Berard, sol kulak ağırlıklı işitmeye bağladığından eğitimi de sağ kulak ağırlıklı işitmeye yöneltmiştir. Disleksi sorununun çocuğun yetenek kapasitesine göre hafiflemesi ile birlikte başka olumlu sonuçlar da alındığını gören Berard, bunların en başında geleninin kişilerin düşüncelerini odaklayabildiklerini söylemiştir.
Düşüncelerin odaklanması ise düzelmesi ise beraberinde aşağıda saydığımız cok önemli ve olumlu sonuçlar getiriyor.
Çocuk aileye, okula ve çevreye sosyal uyumda gelişiyor.
Çocuğun gelişmesi ailede harmonik bir yaşam veriyor.
Çocuk, okulda öğretmenler ve diğer öğrencilerle uyum içinde çalışıyor.
Öğrenmenin artması ile birlikte notlarda yükselme görülüyor.
Çocuk, sınav öncesi günlerde ve sınav sırasında strese girmiyor ve öğrendiklerini hatırladığı için alabileceği en iyi sonucu alma şansını elde ediyor. 
Ses sanatçıları, doğadaki alçak ve yüksek frekanstaki sesleri daha iyi duyabildiklerini ve bu frekansları taklitte en yüksek noktaya çıkabiliyorlar.
Tiyatro-televizyon sanatçıları ve program sunucuları seslerini yorulmadan ve kalitesi bozulmadan uzun süre kullanabiliyorlar.
İlham sorunu yaşayan şair ve yazarlar, yaratıcılıklarını tekrar kazanıp en güzel eserlerini gene bu dinletiler sonrası verdiklerini, açıklıyorlar.
KULAĞIN ALGIDAKI GÖREVİ 
İşitmek ile dinlemek arasındaki farkı bakmak ile görmek arasındaki farka benzetebiliriz. Bakarız ama görmeyebiliriz, işitiriz ama dinlemeyebiliriz. İşitme dısarıdaki seslerin pasif bir şekilde bize gelmesidir. Dinleme bizim istek ve ilgilerimize göre sesleri seçmemizdir ki bunu yapabilmemiz için bir çaba göstermemiz gerekir. Berard Metodu, işitmenin algıda yüklendiği rolü dinlemeye çevirmeye yönelir. Bu da 20 dinleti boyunca işlenmiş müzik ile yapılır. “İşlenmiş müzik” var olan ancak tam olarak kullanılmayan tüm yeteneklerin en üst düzeyde kullanılmasına olanak tanımaktadır.Yarım saatlik dinletiler ile müziğin içindeki sesler bir sağ kulaklıktan, bir sol kulaklıktan, bir yukarıdan, bir aşağıdan gelerek ve bazen de kaybolarak öğrencinin uzun süre odaklanmasina ve önündeki konuya yoğunlaşmasına yardımcı olmaktadır
Çocuklar, evde, okulda, sokakta birçok farklı sesle karşılaşırlar. Bunun yanında değişik sesli oyuncaklara da sahip olabilirler. Eğitimciler ve anne-babalar çevrede duyulan tüm seslerden eğitimsel amaçlı olarak yararlanabilirler ve çocukları çevredeki sesleri keşfetmeleri için yönlendirebilirler.

İşitsel algı, işitsel ayırt... etme ses kaynağını bulma işitsel sıralama ve işitsel bellek gibi alt başlıklar halinde toplanmaktadır.

İşitsel ayırt etme, seslerdeki farklılıkları birbirinden ayırt etme becerisidir. İşitsel ayırt etme, seslerin ritim, ton ve frekans özelliklerine göre yapılır.

Sesin kaynağını bulma, önemli bir işitsel yetenektir. Ses ve ses kaynağı arasında bağlantı kurmak, çocuğun kendini çevreye uydurmasına ve olayları algılayıp doğru yorum yapabilmesine yardımcı olur. Ayrıca yön kavramını kazanmasında büyük etkendir. İşitsel sıralama, görsel sıralamadan pek farklı değildir. Fakat işitmede, olayın algılanabilmesi için konuyla ilgili bilgilerin hatırlanması gerekmektedir. İşitsel sıralama bellekle iç içe bir konumdadır. Bu nedenle işitsel sıralama etkinlikleri birlikte ele alınmalıdır.

Bir olay sırasında duyulan seslerin bellekte depolanması işitsel belleği oluşturur. Bir süre sonra aynı sesle karşılaştırıldığında, bu bilgi yeni karşılaşılan durum için de kullanılır. Çocukların, işitme algısı ile ilgili etkinlikleri yaparken eğitimciyi dikkatle dinlemeleri sağlanmalı ve etkinlikleri anladıklarından emin olunmalıdır. Sadece işitsel yeteneklerini kullanarak yapabilecekleri etkinliklerden önce işitsel ve görsel yeteneklerini birlikte kullanacakları etkinlikler seçilmelidir. Seslerin orijinal etkilerini değiştirmemeye, etkinliklere başlarken özellikle çocukların yakın çevrelerinde duydukları seslerin seçilmesine özen gösterilmelidir.
Uyguladığımız IQ testleri; okuma, yazma, matematik, görsel ve işitsel dikkat, öğrenme hızı, kendini ifade etme ya da arkadaş ilişkileri gibi herhangi bir alanda sorun yaşayan çocuklarımızın, başarısızlık nedenlerini bulmamıza ve uygun eğitim stratejileri geliştirmemize yardımcı olmaktadır.

Fiyat ve kampanya bilgileri için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Başlama tarihleri hakkında bilgi almak lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Henüz yorum bulunmamaktadır.

Henüz video bulunmamaktadır.

Ankara Çankaya Mebusevleri

İndirimli kurslardan ücretsiz haberdar olun

Kurs Bilişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır © 2014-2017

Kurs.com ödeme ve güvenlik araçları
Görüş Bildir